Gunumuzde Ebru: page 3 of 16


Alparslan Babaoglu.
Alparslan Babaoglu. (an example of the floral marbling).
Ancak olumunde iki ogrencisine elini vermistir. Alparslan Babaoglu ve Fuat Basar.

Ebrunun goruldugu kadar kolay olamadigi ve epey bir zaman emek istedigi ile ilgili su olayi anlatmak istiyorum:

Etiler'de bir ilkokulda 1988 yili sonunda Turk Kulturune Hizmet Vakfi'nin organize ettigi 4 aylik bir kurs verilmis, kurs ogretmenligini Nusret Hepgul ustlenmisti. Bu kurstan 67 ogrenci istifade etmis, hatta aralarinda salt ebru yapip satan dukkanlar acanlar bile olmustur. "Biz artik ebruyu tam anlamiyla ogrendik" diyorlardi. Isi sevenler ebru yapmaya devam ettiler. Bir kismi da birakti.

Aradan alti,yedi ay gectikten sonra Sultanahmet'teki Caferaga Medresesi'nde Nusret Hepgul eski ogrencilerine bir ust kurs verecegini duyurdu. Yirmiye yakin ogrenci grubu uc aylik kursa devam ettiler.

Bu kurs sonrasinda acilan sergiye gittigimizde cok degisik ve guzel yeni ebrular izlerken, hemen butun kursiyerlerin bir istegine tanik oluyorduk: Yeni bir kurs.

Tekneden alinan her kagit kabul edilmemelidir. Ozellikle zemin iyice doldurulmali bosluklar birakilmamalidir. Turk ebrusu uslubu ile yapilan kagitlarin yuzeyi kadifemsi bir goruntu ile digerlerinden ayrilirlar.

Ebrunun son ustalarindan Mustafa Duzgunman ebru ogrenmek isteyenleri yanina kabul etmedigi icin elestirilir. Ebruyu kolay bir sanat olarak gorenler coktur. Sonuc olarak "Su ustunde boyalar, aman beni ne guzel oyalar"

anlayisli ebrucu olmaya kalkan cok olmustur.

Bunlar bir tekne edindiklerinde hemen Mustafa Duzgunman'a kosuyorlardi. Merhum bu isin ne kadar mesakkatli (en iyi bu kelime ifade ediyor) oldugunu anlatmis olsa da iki uc ay icinde vazgecenleri bildiginden, biraz daha once baslayip birakanlara kizginligindan, biraz da yeni gelenin sebat kapasitesini bilemeyeceginden kolay kolay ogrenci kabul etmezdi.

Soyle diyorlardi: "Biz ilk kurstan sonra ne kadar cok sey ogrendik diye seviniyor ve ovunuyorduk. Ancak bir ikinci kurs sonrasinda ne kadar az sey biliyormusuz. Simdi bilmediklerimizi fark edebilme noktasina geldik. Ne olur! Yeni bir kurs daha duzenleyin".

Istedikleri gerceklesmedi ama, bu ebru tutkunlari, kendi aralarinda meydana gelen dostluklari ile bir topluluk olusturdular. Yaptiklari ebrulari her ay bir veya iki kez bir araya gelerek birbirlerine gosterdiler. Uyguladiklari teknik ve yenilikleri arkadaslariyla tartisarak paylastilar. Bu grup calismalarina devam etmektedir.